<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>H.P. Lovecraft Nyarlathotep arşivleri - Diabolikss</title>
	<atom:link href="http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/tag/h-p-lovecraft-nyarlathotep/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/tag/h-p-lovecraft-nyarlathotep/</link>
	<description>Biraz ondan, biraz bundan</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Aug 2025 22:28:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/wp-content/uploads/2024/04/cropped-frameIt1-32x32.png</url>
	<title>H.P. Lovecraft Nyarlathotep arşivleri - Diabolikss</title>
	<link>http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/tag/h-p-lovecraft-nyarlathotep/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Miskatonic Üniversitesi’nin Lanetli Gerçeği</title>
		<link>http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/miskatonic-universitesi/</link>
					<comments>http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/miskatonic-universitesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet AYDIN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 22:28:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[H.P. Lovecraft]]></category>
		<category><![CDATA[H.P. Lovecraft Azathoth]]></category>
		<category><![CDATA[H.P. Lovecraft evreni]]></category>
		<category><![CDATA[H.P. Lovecraft hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[H.P. Lovecraft Nyarlathotep]]></category>
		<category><![CDATA[Korku edebiyatı mitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Lovecraft oyunları ve filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Miskatonic Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Necronomicon kütüphanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://diabolikss.com/?p=2713</guid>

					<description><![CDATA[Miskatonic Üniversitesi’nin Lanetli Gerçeği Korku edebiyatı denince akla gelen birkaç isim vardır: Poe, Machen, Blackwood… ve tabii ki, hepsini gölgede bırakan bir isim: H.P. Lovecraft.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Miskatonic Üniversitesi’nin Lanetli Gerçeği</h2>



<p>Korku edebiyatı denince akla gelen birkaç isim vardır: Poe, Machen, Blackwood… ve tabii ki, hepsini gölgede bırakan bir isim: H.P. Lovecraft. Onun eserlerinde bir üniversite tekrar tekrar karşımıza çıkar; öyle bir kurumdur ki, sadece hayali olmasına rağmen gerçek dünyada da iz bırakmıştır. İşte o üniversite: Miskatonic. Ve bugün, <strong>Miskatonic Üniversitesi’nin Lanetli Gerçeği</strong> üzerine konuşacağız. Gelin hadi, birlikte o loş koridorlarda dolaşalım, rafların arasında bekleyen yasaklı sayfaların tozunu kaldıralım.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Gerçek mi, Kurgu mu?</h2>



<p>Hemen soruyu soralım: Miskatonic Üniversitesi gerçekten var mıydı? Kısacık cevap: Hayır. Daha uzun cevap: Keşke hayır olsaydı… Çünkü Lovecraft burayı öyle bir detayla, öyle bir inandırıcılıkla yazdı ki, okuyucularının çoğu bir dönem gerçekten Harvard’ın, Yale’in ya da Brown’un gölgeli ikizini Massachusetts’in puslu kıyılarında aradı.</p>



<p>Arkham kasabasına yerleştirilen bu kurum, aslında Lovecraft’ın okuduğu Providence çevresindeki üniversitelerden esinlenmiştir. Yani gerçeklik ve kurgu birbirine karışır. Ve işte bu yüzden, “acaba gerçekten vardı da biz mi gözümüzü kaçırdık?” sorusu zihnimize musallat olur. İşte tam burada <strong>Miskatonic Üniversitesi’nin Lanetli Gerçeği</strong> yeniden yankılanıyor meraklıları arasında galiba.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Arkham’ın Karanlık Yüreği</h2>



<p>Arkham, Lovecraft’ın New England’ın hayali haritasına kazandırdığı lanetli şehirlerden biridir. Salem’in karanlık cadı tarihi, Providence’ın sisli sokakları ve Massachusetts’in soğuk taş binaları birleşir ve Arkham olur. Ve bu kasabanın kalbinde Miskatonic Üniversitesi yükselir.</p>



<p>Burası, sıradan bir akademi değil. Burada profesörler sadece bilgi aktarmakla kalmaz, aynı zamanda kadim varlıklarla mücadele ederler. Öğrenciler sadece sınavlara girmez, deliliğin kıyısında dolaşırlar. Ve kütüphane… kütüphane, sadece rafların değil, insan aklının da sınırlarını zorlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kuruluş ve Tarih</h2>



<p>Lovecraft’ın eserlerinde Miskatonic Üniversitesi’nin kökeni 1690’ların sonlarına uzanır. Yani Amerika’nın kolonileşme döneminde, Harvard’ın gölgesinde doğmuş bir kardeş kurum gibidir. Ancak Harvard’ın aksine, Miskatonic’in koleksiyonları arasında sadece ilahiyat ya da tarih kitapları değil, Necronomicon’un ta kendisi de vardır.</p>



<p>Medium’daki yazıya göre:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“Miskatonic Üniversitesi, Massachusetts eyaletinin Arkham kasabasında bulunan, köklü bir geçmişe sahip bir eğitim kurumu. 1690 yılında kurulmuş ve o zamandan beri gizemli olaylar ve tuhaf keşiflerle dolu bir tarihe sahip.”<br><strong>Yasemin Yiğit Kuru’nun medium yazısından alınmıştır</strong></p>
</blockquote>



<p>Yani tarihsel süreklilik açısından, Miskatonic aslında Amerikan üniversite geleneğinin korku edebiyatına yansımış bir simülasyonudur.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img  title="" fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://diabolikss.com/wp-content/uploads/2025/08/ChatGPT-Image-20-Agu-2025-01_21_31.png"  alt="ChatGPT-Image-20-Agu-2025-01_21_31 Miskatonic Üniversitesi’nin Lanetli Gerçeği"  class="wp-image-2714" srcset="http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/wp-content/uploads/2025/08/ChatGPT-Image-20-Agu-2025-01_21_31.png 1024w, http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/wp-content/uploads/2025/08/ChatGPT-Image-20-Agu-2025-01_21_31-300x300.png 300w, http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/wp-content/uploads/2025/08/ChatGPT-Image-20-Agu-2025-01_21_31-150x150.png 150w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Miskatonic Üniversitesi’nin Lanetli Gerçeği</figcaption></figure>
</div>


<h2 class="wp-block-heading">Bölümler ve Kütüphane</h2>



<p>Miskatonic, tıp, tarih, antropoloji, jeoloji gibi klasik bölümlere sahip görünür. Ama hepsi, görünenin ardında başka bir şey saklar. Örneğin antropoloji bölümü, kayıp uygarlıkları incelerken aslında insanlığın öncesinde hüküm süren varlıkların izlerini açığa çıkarır. Fizik bölümü, evrenin matematiğini araştırırken kozmik kapılar açar.</p>



<p>Ve tabii ki kütüphane. Bu kütüphane, korku edebiyatında eşi benzeri olmayan bir yerdir. Burada <strong>Necronomicon</strong>’un bir kopyası bulunur. Bunun dışında <em>Unaussprechlichen Kulten</em>, <em>Cultes des Goules</em> ve daha nice kara kitap raflarda sessizce bekler. Öğrencilerin çoğu buraya hiç uğramaz. Uğrayanların çoğu ise aklını kaybeder.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Akademisyenler ve Hangi Hikâyelerde Görülürler?</h2>



<p>Miskatonic Üniversitesi’nin ruhunu asıl yaşatanlar profesörlerdir. Lovecraft’ın hikâyelerinde bu akademisyenler hem bilimsel merakı hem de dehşeti temsil eder. Kimileri Antarktika’da keşif yapar, kimileri kütüphaneyi korur, kimileri ise matematiği büyüyle karıştırır. Aşağıdaki listede, üniversitenin bilinen hocalarını ve hangi hikâyelerde karşımıza çıktıklarını bulacaksınız.</p>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-fixed-layout"><thead><tr><th><strong>İsim</strong></th><th><strong>Bölüm / Ünvan</strong></th><th><strong>Geçtiği Eserler</strong></th><th><strong>Notlar</strong></th></tr></thead><tbody><tr><td><strong>Dr. Henry Armitage</strong></td><td>Baş Kütüphaneci</td><td><em>The Dunwich Horror</em></td><td>En ünlü karakterlerden, Whateley ailesinin dehşetine karşı duran ana figür.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Ferdinand C. Ashley</strong></td><td>Antik Tarih</td><td><em>The Shadow Out of Time</em></td><td>Zaman dışı uygarlıklarla ilgili tartışmalara katılır.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Atwood</strong></td><td>Fizik</td><td><em>At the Mountains of Madness</em></td><td>Antarktika seferinde adı geçen hocalardan.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Dexter</strong></td><td>Zooloji</td><td><em>The Whisperer in Darkness</em></td><td>Yaratıklarla ilgili zoolojik açıklamalar yapar.</td></tr><tr><td><strong>Prof. William Dyer</strong></td><td>Jeoloji</td><td><em>At the Mountains of Madness</em>, <em>The Shadow Out of Time</em></td><td>Antarktika keşif heyetinin liderlerinden, anlatıcı.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Ellery</strong></td><td>Kimya</td><td><em>The Dreams in the Witch House</em></td><td>Matematik ile kimya arasındaki karanlık bağlantılarda yer alır.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Tyler M. Freeborn</strong></td><td>Antropoloji</td><td><em>The Shadow Out of Time</em></td><td>Zaman dışı değişimler üzerine çalışmaları var.</td></tr><tr><td><strong>Dr. Allan Halsey</strong></td><td>Tıp Fakültesi Dekanı</td><td><em>Herbert West–Reanimator</em></td><td>Reanimasyon deneyleri sırasında hayatı kararan isimlerden.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Lake</strong></td><td>Biyoloji</td><td><em>At the Mountains of Madness</em></td><td>Antarktika’daki korkunç keşfi yapan bilim insanı.</td></tr><tr><td><strong>Dr. Francis Morgan</strong></td><td>Arkeoloji</td><td><em>The Dunwich Horror</em></td><td>Dr. Armitage ile birlikte Whateley krizine dahil olur.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Frank Pabodie</strong></td><td>Mühendislik</td><td><em>At the Mountains of Madness</em></td><td>Antarktika seferinde teknik zekâsıyla ön planda.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Nathaniel Wingate Peaslee</strong></td><td>Siyaset Ekonomisi / Psikoloji</td><td><em>The Shadow Out of Time</em></td><td>Zaman dışı bilinç değişimleri yaşayan başkarakter.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Wingate Peaslee</strong></td><td>Psikoloji</td><td><em>The Shadow Out of Time</em></td><td>Nathaniel’in oğludur, babasının bilinç değişimini araştırır.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Warren Rice</strong></td><td>Diller</td><td><em>The Dunwich Horror</em></td><td>Armitage ve Morgan ile birlikte Whateley’lere karşı durur.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Upham</strong></td><td>Matematik</td><td><em>The Dreams in the Witch-House</em></td><td>Matematiksel formüllerle karanlık boyutları anlamaya çalışır.</td></tr><tr><td><strong>“Old” Waldron</strong></td><td>Üniversite Doktoru</td><td><em>The Dreams in the Witch-House</em></td><td>Öğrencilerin sağlık sorunlarıyla ilgilenir.</td></tr><tr><td><strong>Albert Wilmarth</strong></td><td>İngiliz Edebiyatı</td><td><em>At the Mountains of Madness</em>, <em>The Whisperer in Darkness</em></td><td>Mektupları ve incelemeleriyle öne çıkar.</td></tr><tr><td><strong>Dr. Lapham</strong></td><td>Tıp / Anatomi</td><td><em>Herbert West–Reanimator</em></td><td>West’in deneylerinde adı geçenlerden biri.</td></tr><tr><td><strong>Dr. Allan</strong></td><td>Cerrahi</td><td><em>Herbert West–Reanimator</em></td><td>West ile beraber çalıştığı ima edilir.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Nathaniel Derby Pickman</strong></td><td>Güzel Sanatlar / Edebiyat</td><td><em>Pickman’s Model</em> (dolaylı olarak üniversiteyle bağlantılı)</td><td>Lanetli tablolarıyla bilinir.</td></tr><tr><td><strong>Dr. Chambers</strong></td><td>Patoloji</td><td><em>Herbert West–Reanimator</em></td><td>West’in anatomi deneylerine destek verenlerden.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Charles Annesley</strong></td><td>Tarih</td><td><em>The Case of Charles Dexter Ward</em> (dolaylı bağlantı)</td><td>Üniversiteyle ilişkili bir tarih profesörü.</td></tr><tr><td><strong>Prof. Nathaniel Gilman</strong></td><td>Matematik</td><td><em>The Dreams in the Witch-House</em></td><td>Walter Gilman’ın akrabası, Witch House olaylarında dolaylı bağlantılı.</td></tr></tbody></table></figure>



<p>(*Kaynak: <strong>lovecraft.fandom</strong>)</p>



<p>Bu kadro, Lovecraft’ın korkuyu akademinin içine yerleştirdiğini kanıtlar. Vampir hikâyelerinde papazlar, kurtadam hikâyelerinde köylüler vardır; Lovecraft’ta ise profesörler. Çünkü onun korkusu, bilimin açtığı kapılardan içeri sızar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kültürde Miskatonic</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Filmler</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Miskatonic University (2014 kısa film)</strong> – James Bentley yönetiminde, Lovecraft’ın akademisini perdeye taşıyan kısa yapım.</li>



<li><strong>The Resonator: Miskatonic U (2021)</strong> – Stuart Gordon’un <em>From Beyond</em>’undan esinlenen, Tillinghast ve West’in deneylerini konu alan modern uyarlama.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Oyunlar</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Miskatonic University (Steam)</strong> – Henüz erken erişimde, bir yönetim simülasyonu: bölümler kuruyor, öğrenciler yetiştiriyor, ama aynı zamanda yasaklı araştırmalarla uğraşıyorsun.</li>



<li><strong>The Miskatonic (2018)</strong> – Kara mizah ve korkuyu birleştiren görsel roman tarzı oyun.</li>



<li><strong>MISKATONIC (VR, 2021)</strong> – Sesle büyü yaparak kozmik varlıklara karşı savaştığın bir sanal gerçeklik deneyimi.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Podcast</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Miskatonic Üniversitesi Podcast</strong> – Spotify’da yayınlanan, Lovecraft evrenine dair tartışmalar ve anlatılar barındıran bir program.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Neden Önemli?</h2>



<p>Miskatonic Üniversitesi, Lovecraft’ın evreninde bilimin soğuk ışığı ile kozmik korkunun karanlık gölgelerinin kesiştiği noktadır. Necronomicon’un varlığı, profesörlerin lanetli araştırmaları, öğrencilerin kayboluşları… bunların hepsi, insan aklının bilmemesi gereken şeylere duyduğu o doyumsuz merakın sembolüdür.</p>



<p>Ve asıl ürpertici olan şudur: Bu yazıyı okurken bile, sanki Arkham’ın taş duvarlarının ardında hâlâ sayfalar çevrilmeye devam ediyor, hâlâ gölgeler arasında birileri fısıldıyor gibi hissederiz. Miskatonic’in gerçek olmadığını bilmek, onun zihnimizdeki gölgesini silmeye yetmez. Çünkü Lovecraft onu öyle canlı bir şekilde kazımıştır ki, artık kendi gerçekliğimizin sağlamlığını bile sorgulamaya başlarız.</p>



<p>Belki de mesele, üniversitenin var olup olmaması değildir; mesele, onun bilginin gölgesinde gizlenen korkunun en güçlü simgesi haline gelmiş olmasıdır. Çünkü Lovecraft bize şunu öğretti: İnsan merakı, bazen açılmaması gereken kapıları zorlar. Ve Miskatonic, işte o kapıların tam ortasında, gölgelerin ve fısıltıların üniversitesidir.</p>



<p><strong>“Arkham’ın sisinde adını fısıldayanlar, gerçeğin değil, karanlığın öğrencileri olur.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/miskatonic-universitesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>H. P. Lovecraft’ın Bir Hikayesi; Nyarlathotep</title>
		<link>http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/h-p-lovecraftin-bir-hikayesi-nyarlathotep/</link>
					<comments>http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/h-p-lovecraftin-bir-hikayesi-nyarlathotep/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet AYDIN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Dec 2024 11:55:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Gotik ve mistik öykü]]></category>
		<category><![CDATA[H. P. Lovecraft’ın Bir Hikayesi; Nyarlathotep]]></category>
		<category><![CDATA[H.P. Lovecraft Nyarlathotep]]></category>
		<category><![CDATA[Kozmik korku hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Lovecraft sürünen kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Nyarlathotep kozmik dehşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://diabolikss.com/?p=2149</guid>

					<description><![CDATA[Nyarlathotep&#8230; sürünen kaos&#8230; Ben sonuncuyum&#8230; Sessiz boşluğa anlatacağım&#8230; Ne zaman başladığını tam olarak hatırlayamıyorum, ama aylar önceydi. Genel bir gerilim, tarifi mümkün olmayan bir korku]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Nyarlathotep&#8230; sürünen kaos&#8230; Ben sonuncuyum&#8230; Sessiz boşluğa anlatacağım&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img  title="" decoding="async" width="737" height="1025" src="https://diabolikss.com/wp-content/uploads/2024/12/xs5F5qFCjVrVx-s6VYKl9jbIpCqWNIFFJu19OUWgo0TceGgF3Oo8Bs2rhVdSBdENW9UyhOqb-my8pT0ZL_yxiBteyu-a3mTCGhPmswOplWk0QGGP2ljoQWL3ZMVWLYr_JibtTn1VBUSAA5iJfY8ZwQ.webp"  alt="xs5F5qFCjVrVx-s6VYKl9jbIpCqWNIFFJu19OUWgo0TceGgF3Oo8Bs2rhVdSBdENW9UyhOqb-my8pT0ZL_yxiBteyu-a3mTCGhPmswOplWk0QGGP2ljoQWL3ZMVWLYr_JibtTn1VBUSAA5iJfY8ZwQ H. P. Lovecraft’ın Bir Hikayesi; Nyarlathotep"  class="wp-image-2150" srcset="http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/wp-content/uploads/2024/12/xs5F5qFCjVrVx-s6VYKl9jbIpCqWNIFFJu19OUWgo0TceGgF3Oo8Bs2rhVdSBdENW9UyhOqb-my8pT0ZL_yxiBteyu-a3mTCGhPmswOplWk0QGGP2ljoQWL3ZMVWLYr_JibtTn1VBUSAA5iJfY8ZwQ.webp 737w, http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/wp-content/uploads/2024/12/xs5F5qFCjVrVx-s6VYKl9jbIpCqWNIFFJu19OUWgo0TceGgF3Oo8Bs2rhVdSBdENW9UyhOqb-my8pT0ZL_yxiBteyu-a3mTCGhPmswOplWk0QGGP2ljoQWL3ZMVWLYr_JibtTn1VBUSAA5iJfY8ZwQ-216x300.webp 216w" sizes="(max-width: 737px) 100vw, 737px" /></figure>



<p>Ne zaman başladığını tam olarak hatırlayamıyorum, ama aylar önceydi. Genel bir gerilim, tarifi mümkün olmayan bir korku havası vardı. Siyasi ve toplumsal çalkantılarla dolu bir döneme, korkutucu ve ürkütücü bir tehlike hissi eklenmişti. Bu tehlike, gece görülen en korkunç kâbuslarda bile ancak hayal edilebilecek türdendi. İnsanların solgun ve endişeli yüzlerle dolaştığını hatırlıyorum. Kendi kendilerine bile itiraf edemedikleri fısıltılarla uyarılar ve kehanetler konuşuluyordu. Toprak, büyük bir suçluluk duygusuyla kaplanmış gibiydi ve yıldızlar arasındaki derinliklerden esen soğuk rüzgarlar, insanları karanlık ve yalnız yerlerde titretiyordu. Mevsimlerin sırasındaki şeytani bir değişim, dünyanın artık bilinen tanrıların ya da güçlerin kontrolünden çıkıp bilinmeyen tanrılar ya da güçlere geçtiği hissini uyandırıyordu.</p>



<p>Ve işte o zaman Nyarlathotep, Mısır’dan çıktı. Kim olduğunu kimse söyleyemiyordu, ama onun eski yerli bir kana sahip olduğu ve bir Firavun’a benzediği açıktı. Fellahlar, onu gördüklerinde nedenini bilmeden diz çökerlerdi. Nyarlathotep, yirmi yedi yüzyıllık karanlıktan yükseldiğini ve bu gezegene ait olmayan yerlerden mesajlar aldığını iddia etti. Medeniyet topraklarına sinsi ve esrarengiz bir şekilde girdi; ince, zayıf, ama uğursuz bir figürdü. Camdan ve metalden yapılmış garip aletler satın alıyor, bunları daha garip cihazlara dönüştürüyordu. Bilimden—elektrikten ve psikolojiden—söz ediyor ve öyle güç gösterileri sergiliyordu ki, izleyicileri dilsiz bir şekilde dağılıp gidiyor, ama ünü olağanüstü bir şekilde yayılıyordu. İnsanlar birbirlerine Nyarlathotep’i görmelerini tavsiye ediyor ama korkarak ürperiyorlardı.</p>



<p>Nyarlathotep’in gittiği yerde huzur kayboluyordu; kâbus çığlıkları geceleri yararak insanları uykusuz bırakıyordu. Şehirlerin çığlıkları, artık solgun ayın bile merhametini kazanmış gibiydi. Eski, çökmekte olan kuleler hasta bir gökyüzü altında yükselirken, ayın suları üzerindeki huzurunu bozan bu korkunç çığlıklar, gecelerin huzurunu yok ediyordu.</p>



<p>Nyarlathotep’in benim şehrime, sayısız suçların işlendiği büyük, eski, korkutucu şehre geldiği zamanı hatırlıyorum. Bir arkadaşım bana onun çekiciliğinden ve açıklamalarının büyüleyici ama aynı zamanda dehşet verici doğasından bahsetmişti. Onun en derin sırlarını keşfetmek için sabırsızlanıyordum.</p>



<p>Arkadaşım, onun gösterdiklerinin benim en çılgın hayallerimi bile aşan bir korkunçlukta ve etkileyicilikte olduğunu söyledi. Karartılmış bir odada, bir ekrana yansıtılan imgelerin, sadece Nyarlathotep’in cesaret edebileceği kehanetleri içerdiğini ve kıvılcımlarının, insanlardan daha önce hiç alınmamış ama sadece gözlerde beliren bir şeyi aldığını fısıldadı.</p>



<p>Bir sonbahar gecesi, onun gösterisine katılmak için kalabalıkla birlikte yürüdüm. </p>



<p>O gece, boğucu bir havanın içinden geçerek bitmek bilmeyen merdivenleri tırmandık. Nihayet, neredeyse nefes almanın zor olduğu dar bir odaya vardık. Gölgelerle dolu bir ekrana yansıyan görüntülerde, harabeler arasında dolaşan başlıklı figürler ve yıkılmış anıtların arkasından bakan sarı, kötü yüzler gördüm. Sonra dünyanın, karanlığın dalgalarına karşı savaş verdiğini, her şeyin yok oluşa sürüklendiğini izledim; kararan ve soğuyan bir güneşin etrafında dönen, girdaplara kapılmış bir mücadeleydi bu.</p>



<p>Odanın içinde, kıvılcımlar izleyicilerin başları çevresinde dans etmeye başladı ve saçlar diken diken oldu. Gölgeden çıkıp grotesk şekillerde başların üzerine çöken görüntüler belirdi. Ben ise, diğerlerinden daha soğukkanlı ve bilimsel bir tavırla, &#8220;Bu bir aldatmaca, sadece statik elektrik!&#8221; diye mırıldandım. Ancak Nyarlathotep, hepimizi çığlıklar içinde odadan dışarı, sıcak ve nemli geceye sürükledi.</p>



<p>Bağırarak korkmadığımı söylüyordum. Diğerleri de aynı şeyi tekrarlayarak kendilerini rahatlatmaya çalışıyordu. Şehirde hiçbir şeyin değişmediğine dair birbirimize söz verdik. Ama elektrik ışıkları sönmeye başlayınca, sinirli bir şekilde şirketi lanetledik ve yaptığımız tuhaf yüzlere kahkahalarla güldük.</p>



<p>Derken, yeşilimsi ay ışığına güvenmek zorunda kaldığımız bir anda, tuhaf bir şeyin geldiğini hissettik. Hiç farkında olmadan garip bir şekilde hizalanmış bir biçimde ilerlemeye başladık, sanki varacağımız yerleri içten içe biliyor ama düşünmekten korkuyorduk.</p>



<p>Bir kez kaldırıma baktığımızda, taşların gevşediğini ve otlarla kaplandığını gördük; tramvay yollarını gösteren paslı metal çizgiler neredeyse tamamen kaybolmuştu. Bir başka sefer, eski ve harap bir tramvay gördük; penceresiz, yana yatmış ve terk edilmiş bir haldeydi. Ufka baktığımızda, nehir kenarındaki üçüncü kuleyi bulamadık, ikinci kulenin siluetinin ise tepesinde yıkık bir boşluk vardı.</p>



<p>Grup, dar sütunlar halinde ayrıldı; her biri farklı bir yöne çekiliyordu. Bir grup sola, dar bir sokağa girip sadece bir inleme yankısı bırakarak kayboldu. Başka bir grup, yabani otlarla kaplı bir metro girişine inip çılgın bir kahkaha atarak ilerledi. Benim bulunduğum grup ise, açık araziye doğru çekildi. Hava birden soğumuştu; bu sıcak sonbaharda hissettiğimizden farklı bir soğukluktu bu.</p>



<p>Karanlık bozkıra adım attığımızda, çevremizde şeytani bir şekilde parlayan ay ışığı altında kötü niyetli karlar gördük. İz bırakmayan, açıklanamaz karlar, yalnızca bir yönde ayrılmıştı; orada, parlayan duvarların arasında siyah bir uçurum yatıyordu.</p>



<p>Grubumuz ince bir şekilde daraldı ve hayal gibi, düşünmeden uçuruma doğru ilerledi. Ben geride kaldım, çünkü yeşil ışıklı karların içindeki kara yarık korkunç görünüyordu. Arkadaşlarımın kaybolduğu noktadan gelen rahatsız edici bir inilti duyduğumu sandım, ama geride kalma gücüm zayıftı. Sanki beni çağıran bir güç vardı; devasa kar yığınlarının arasından süzülerek, korkuyla titreşerek, hayal edilemez olanın kör girdabına çekildim.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><strong>Kaosun Dansı</strong></p>



<p>O anların tarif edilebilmesi zordur. Yalnızca eski tanrılar, o anların doğasını kavrayabilir. Elleri olmayan eller tarafından tutulan, hasta ve hassas bir gölge gibi kıvrılarak, çürüyen yaratılışların ölü gecelerini geçtik. Çürümüş dünyaların cesetleri arasından geçerken, bir zamanlar şehir olan yaralarla doluyduk.</p>



<p>Kutsal olmayan tapınakların siluetleri, ışık ve karanlığın ötesinde yükseliyor, sessiz ve devasa bir mezarlığın huzursuzluğunu yansıtıyordu. Zamanın ötesindeki karanlık odalardan gelen boğuk davul sesleri ve ince, tekdüze flütlerin alçak sesi, hayal edilemeyen tanrıları harekete geçiriyordu. Kör, sessiz ve akılsız bu devasa figürler, absürt ve sakarca dans ediyor, bu kaosun ruhu olan Nyarlathotep’in varlığını ölümsüz kılıyordu.</p>



<p>Sora için bu hikayeden esinlenerek oluşturduğum promt&#8217;un sonucu aşağıda ki video. </p>



<figure class="wp-block-video"><video height="480" style="aspect-ratio: 854 / 480;" width="854" controls src="https://diabolikss.com/wp-content/uploads/2024/12/20241218_1934_Cosmic-Terror-Unleashed_simple_compose_01jfd9ycrvf5j9yn4bv5ga3t3t.mp4"></video></figure>



<p>Resmin orijinal linki için <a href="https://en.namu.wiki/w/%EB%8B%88%EC%95%8C%EB%9D%BC%ED%86%A0%ED%85%9D" target="_blank" rel="noreferrer noopener">BURAYA</a> lütfen.</p>



<p>Yazının orijinali için <a href="https://www.hplovecraft.com/writings/texts/fiction/n.aspx" target="_blank" rel="noreferrer noopener">BURAYA</a> lütfen</p>



<p>Diğer hikayeleri okumak için <a href="https://diabolikss.com/category/kitap/hikaye/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">BURAYA</a> lütfen</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://ec2-18-157-193-65.eu-central-1.compute.amazonaws.com/h-p-lovecraftin-bir-hikayesi-nyarlathotep/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://diabolikss.com/wp-content/uploads/2024/12/20241218_1934_Cosmic-Terror-Unleashed_simple_compose_01jfd9ycrvf5j9yn4bv5ga3t3t.mp4" length="4948438" type="video/mp4" />

			</item>
	</channel>
</rss>
